Sahih Dönüşümler Hep İçten Gelir
Sahih Dönüşümler Hep İçten Gelir
Tarih: 2.1.2018 13:49:20 / 3402okunma / 0yorum
H.İbrahim Sağlam

Günümüzde bazı zihniyetlerin hâlâ kültürel geri kalmışlık sendromuyla hareket ettiğini görmekteyim. Özellikle sosyal medyada paylaşımlarında İngilizce etiket kullanıp kendisini kendi ifadeleriyle “entelektüel” sanan kişiler var. Paylaşımlarının daha fazla kitlelere ulaşmasını isteyebilirsin anlarım, ama Türkçesini de yaz be kardeşim. Bir de bu zihniyette olanların paylaşım sayfalarına baktığımda ise geri kalmışlığı İslam dinine bağlamaya çalıştıklarını görüyorum. Halbuki tarihe şöyle bir baksa neler görecek neler. O gıpta ile baktığımız Avrupa nasıl bu hale geldi hızlıca bir bakalım. Avrupa´nın gelişimini anlatmak için Endülüs Emevi Devleti´nden bahsetmek gerekir.

Endülüs Emevî Devleti zamanında Endülüs, büyük bir kültür, medeniyet ve ilim merkeziydi. Kurtuba caddeleri, boydan boya kaldırımlarla döşenmiş ve lambalarla aydınlatılmıştı. Yaklaşık beş milyon kişinin yaşadığı Kurtuba şehrinde kanalizasyon şebekesi de vardı. Caddelerin ve sokakların altına döşenen borularla lağım suları arzu edilen yerlere nakledilirdi. Caddeleri temizlik, genişlik ve güzellikte emsalsiz, birçok yapısı dünyanın gözünü kamaştıran, köy ve şehirleri bakımlı, insanları kültürlü bir yerdi. Tarımda da çok ileriydiler. Geliştirdikleri aletlerle, suları büyük havuzlarda topluyorlardı. Havuzlardaki suları, güzel bir sistemle tertiplenmiş su kanalları vasıtasıyla tarlalara dağıtılıyordu. Suyun buharlaşarak azalmasını önlemek için yer altından kanallarla naklini yapıyorlardı. Meyve ve nebatların yetiştirilmesi, ekim ve bakımları, muntazam kurslarla halka öğretiliyordu. Çevredeki tarlalar, açılan sulama kanallarından akıtılan sularla sulanıyor, toprak en verimli şekilde işleniyordu. Sulu tarımda da büyük bir ilerleme kaydedilmişti. Pirinç, şeker kamışı, kayısı, portakal, nar, pamuk gibi ürünler buraya getirilmişti. Doğu´da ve Kuzey Afrika´da gerçekleştirilen zirai gelişmeler Endülüs´e aktarılıyordu. Toprak reformuyla küçük çiftçiler güçlendiriliyor ve toprağın işletilmesiyle ilgili yeni düzenlemeler yapılarak çiftçilerin daha iyi çalışmasına imkan tanınıyordu.

İlim ve sanatlarda da yüksek bir düzeye ulaşmış olan Endülüs, sosyal ve ekonomik koşullarıyla hem Avrupa hem de çeşitli İslam beldelerinde yaşayanlar için bir câzibe merkezi oluşturuyordu. Öğrenimin evrensel nitelikte oluşu, İslami medeniyetin esas parçalarından biriydi ve bilim, kitlelerin hobisi haline gelmişti. Çok sayıda insan ilim talep etmek, ders vermek veya daha uygun şartlarda geçimini temin etmek için Endülüs´e göç ediyordu. Endülüs Emevi Devleti´nde II. Hakem zamanında Kurtuba´da kurulan, Kurtuba Medresesinin ilim ve fikir dünyasında önemli ve ayrıcalıklı bir yeri vardı. Müslüman öğrencilere eğitim vermenin yanı sıra, Avrupa´nın çeşitli yerlerinden gelen Hristiyan öğrencilere de eğitim veren bu medresenin Avrupa´da Rönesans´ın başlamasında da önemli etkileri olduğu düşünülmektedir.

Endülüs böyle parlak bir zamanında iken Avrupa "karanlık çağ" denilen bir dönemi yaşıyordu ve Müslümanların kaydettikleri gelişmelerin pek farkında değillerdi. Gerek Doğu´ya gerekse Endülüs üzerine tertip edilen Haçlı seferleri vesilesiyle Hristiyanlar, İslam medeniyetini yakından tanıma fırsatı buldular. Avrupalıların bundan sonra zihnini meşgul eden en önemli konu, Müslümanların böyle yüksek bir medeniyeti nasıl gerçekleştirdikleri meselesi oldu ve bunu anlayabilmek, İslam medeniyetini yakından tanıyabilmek için Arapça eserleri kendi dillerine tercüme etmeye başladılar. Arapça yazılmış ilmi ve felsefi eserlerin Latince´ye tercüme faaliyetinde yoğunlaştı. Tıp alanında yapılan tercümeler sayesinde, XII. yüzyıla kadar Avrupa´ya hakim olan hastalıkların insanın içine giren şeytandan kaynaklandığı, bundan kurtulmak için rahibin dua ederek onu kovması gerektiği şeklindeki anlayış yerini modern anlamda tedavi usullerine bıraktı. Romen rakamlarının yerini bugünkü Arap rakamları aldı. Zerkali´nin rasathanesinin de Avrupa´ya çok tesir etti ve astronominin gelişmesine önemli katkı-lar sağladı. Ortaçağ Avrupası´nda halkın Ortadoğu ve Uzakdoğu hakkındaki coğrafi bilgilerinin

kaynağını da uzun süre Müslüman coğrafyacı ve seyyahların kaleme aldıkları eserlerin Latince´ye yapılan tercümeleri teşkil etti. İşte Avrupa´nın aydınlanması, fen ve teknolojide ilerlemesi, böyle bir kültür ve ilim merkezi olan Endülüs´den aldığı kültür ve ilim sayesinde gerçekleşti. Ve Avrupa zamanla bugünkü haline gelerek, düzeni oturmuş bir medeniyet haline geldi. Nobel Ödüllü Pierre Curie´nin şu sözü durumu özetliyor niteliktedir. “Müslüman Endülüs´ten bize 30 kitap kaldı, atomu parçalayabildik. Şayet yakılan bir milyon kitabın yarısı kalsaydı çoktan uzayda galaksiler arasında geziyor olacaktık.”

Avrupa İslam ile tanıştıktan sonra yükselirken bizler de kendi değerlerimizden uzaklaşarak çökmeye başlamışız. 1800´lü yıllar ile birlikte ülke su almaya başlamış ve bu su alış ileriki yıllarda da hızlanarak devam etmiştir. 1840´lı yıllarda Osmanlı, yeni bir sistem arayışına da girmişti. Tanzimatlar, Islahatlar, Fermanlar gibi benzer çabalar bunun bir ürünü olarak sergilenmiştir. Geri kalmışlık sendromuyla Avrupalılaşma başlamıştır. O yıllarda Avusturya Başbakanı Prens Metternich, Osmanlı´ya bir tavsiye mektubu gönderir. Reçete niyetiyle okuyacağımız bu tavsiyeler şunlardır:

Ø Zamana uyun, çağın ihtiyaçlarını dikkate alın. Fakat dinden uzak olmayın.

Ø Zamanın ihtiyaçlarına göre hareket ediniz ve zamanın doğurduğu ihtiyaçları göz önünde tutunuz. Yönetim işlerinizi düzene koyunuz ve düzeltiniz. Avrupa medeniyetinden, sizin kanun ve nizamınıza uymayan kanunları almayınız.

Ø Avrupa uygarlığından, sizin kurumlarınızla uyuşmayan sistemler almayın. Zira Batılı kurumlar, imparatorluğunuzun temelini meydana getiren ilkelerden farklı ilkelere dayanmaktadır. Batı kanunlarının temeli Hıristiyanlıktır. Siz Müslümansınız, Türk´sünüz; böyle kalınız.

Ø Adalet ve bilgiyi elden bırakmayın. Avrupa´yı örnek olarak almamalıdır kendine. Zira Avrupa´nın şartları başkadır, Türkiye´nin başka... Avrupa´nın temel kanunları Doğu´nun örf ve âdetlerine taban tabana zıttır. İthal malı ıslahattan kaçının. Bu gibi ıslahat Müslüman memleketlerini ancak felakete sürükler. Onlardan hayır gelmez sizlere.”

Benzer şekilde Pierre Loti de bize benzer tavsiyelerde bulunarak “Bizi taklit ederek bütün kıymetinizi ve hususiyetinizi yitirecek ve sıradanlaşacaksınız.” demiştir ve modernleşmek adına Avrupa´yı taklit edilmesini de eleştirmişti.

Evet, tavsiyeler güzel, fakat ne Osmanlının son dönemlerinde ne de Cumhuriyet döneminde buna ne kadar uyulduğu malumunuz. Yaklaşık iki asırdır Müslüman kitleler olarak kendimizi tarihin dışında, kültürel geri kalmışlık sendromuyla hareket eden özneler olarak görüyoruz. Avrupa, İslam dünyasının ‘modern ötekisi´ haline gelmiş durumda. Ülkemizin ve İslam dünyasının kendi değerlerine dayanan bir gelecek inşa etmesi, bu psikolojiden kurtulmasına bağlı. Artık bundan sonrasına bakmalıyız. Zamanımız devlet adamlarının, bilim insanlarının ve vatandaşlarımızın bundan dersler çıkarması gerektiğine inanıyorum.

Kendi değerlerimizle hep birlikte farklı ırk ve kültürlerimizle ayağa kalmalıyız. Ne güzel der Endülüs´ün İbn Rüşd´ü : “Yumurta dıştan bir güçle kırılırsa yaşam son bulur; içten bir güçle kırılırsa yaşam başlar; zîrâ sahih dönüşümler hep içten gelir.” *Bu yazıda TDV İslâm Ansiklopedisinden ve Doç. Dr. İbrahim KALIN´ın Ben, Öteki ve Ötesi adlı eserinden faydalanılmıştır.

 

Anahtar Kelimeler: Sahih, Dönüşümler, İçten, Gelir
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
KPSS Başvurusunda Sıra Beklemeye Son ! (08 Mayıs 2018 - Salı)
OyunAynı,Oyun Yazarı ve OyuncularFarklı (21 Aralık 2017 - Perşembe)
Aksaray´dan Çıkan Büyük Devlet Adamı (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Dünyaya Nizam Veren Biz Türkler (21 Kasım 2017 - Salı)
Karamanoğlu Mehmet Bey´i Arıyorum (17 Kasım 2017 - Cuma)
Enerji Açığına Nükleer Serumu (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Her Beğeni 10 Kuruş (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
Aylık 6 bin lira kazanıyor musunuz? (21 Ekim 2017 - Cumartesi)
Sayfa:
Aksaray Hava Durumu
Bugün
Bulutlu
Pazar
Bulutlu
10°
Pazartesi
Bulutlu
10°
Salı
Fırtına
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Ya Ali, cenazemi sen yıkayacaksın. Borcumu sen ödeyeceksin, zimmetimi sen ifa edeceksin…

Hz. Muhammed
BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ? -Hapşırdığınız zaman kalbinizde dahil olmak üzere bütün vücut fonksiyonlarınız bir an için durur. (Ya bi kez griptim hesapladım 120 kez hapşırmışım demek ki kalbim 1 dakika durmuş o gün) -Eiffel kulesinin tepesine çıkana kadar

İlginç Bilgiler
http://filslov.ru/filosov.jpg]

http://filslov.ru/filosov.jpg]