Ne Yapılmak İsteniliyor
Ne Yapılmak İsteniliyor
Tarih: 13.6.2012 00:00:00 / 5658okunma / 0yorum
Mustafa Avcı

İstanbul’da düzenlenen Nüfus ve Kalkınma Sorunlarının ele alındığı Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu Parlamenterler Konferansı'nın kapanış oturumunda yabancı parlamenterlerle bir araya gelen başbakan, genç ve dinamik bir nüfus için 3 çocuk isteğini yinelerken, kürtaja karşı olduğunu söyledi. Bu düşüncesini de "Kürtajı bir cinayet olarak görüyorum. Buna kimsenin müsaade etme hakkı olmamalı. Ha anne karnında bir çocuğu öldürürsünüz ha doğduktan sonra öldürürsünüz hiç bir farkı yok. Buna karşı çok daha duyarlı olmaya mecburuz." sözleriyle vurguladı.

Aslında düşünüldüğü zaman çok doğru bir söz. Ancak, sebep sonuç ilişkisi araştırılmadan söylenmiş bir sözdür. Sayın başbakan bu kararı alırken acaba insanları kürtaja götüren sebepler nelerdir hiç araştırdı mı? Öncelikle o sebeplerin araştırılıp ortadan kaldırılması, daha sonra da kürtaj sorununun ele alınması gerekirdi. Çünkü kürtaj bunların sonucunda olan bir durumdur.
Sebeplerden bir tanesi ve en önemlisi her konuda olduğu gibi bu konuda da toplumumuzdaki eğitim eksikliğidir. İstenmeyen gebeliklerin kürtaj dışında engellenebilmesi için toplum, doğum kontrolü konusunda bilinçlendirilmeli ve ücretsiz hizmet verilmelidir.

Diğer bir sebep, ülkemizde her yıl artarak devam eden tecavüz olaylarıdır. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre tecavüz ve taciz gibi cinsel saldırı suçlarının son beş yılda yüzde 30 artış gösterdiği; 2006’da 528, 2007’de 473, 2008’de 577, 2009’da 652 kadının tecavüze uğradığıdır.
Yine TÜİK verilerine göre; 2005–2010 yılları arasında, 100 binin üzerinde kadın cinsel saldırı sonucunda mağdur olmuştur. Şikâyetçi olmayan mağdur kadınların oranı yüzde 40 olarak tahmin ediliyor ki, bu oranı göz önüne alırsak yukarıda ki (TÜİK.) istatistiksel verilerin ancak gerçeğin yarısını ortaya koyduğunu göstermektedir.

2010 yılının ilk 7 ayında ise cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar kapsamında 478 kadın tecavüze uğramış, 722 kadın taciz edilmiş, aile içi şiddet kapsamında 6423 kadın şiddete maruz kalarak hastanelik olmuştur.
Mademki kürtaj cinayet, buna müsaade edilmemeli ve buna karşı duyarlı olmalıyız, o zaman kadınların tecavüze uğramasına da müsaade edilmemeli, o konuda da duyarlı olmalıyız.

Tecavüz ve kürtaj bir kadının hayatında yaşadığı çok basit, alelade bir mevzu değildir. Tecavüz bireyin duygusal yaşamında karşılaşabileceği en yıkıcı olaylardan birisi olup, yarattığı sonuçlar açısından hastalıklar arasında önemli bir yer tutmaktadır. Yapılan araştırmalar mağdurların üçte birinin intihar etmeyi düşündüğünü; birçoğunun da yaşadıkları olay sonucu ömür boyu bu olayın olumsuz etkilerini yaşadıklarını göstermektedir.

Bunların dışında can yakıcı konulardan biriside hiç kuşkusuz kadın cinayetleridir. Gün geçmiyor ki sokak ortasında, işyerlerinde, evlerde öldürülen kadınların cinayetini duymayalım. Adalet Bakanlığı’nın verilerine göre kadın cinayetleri özellikle 2002 ile 2009 yılları arasında tam yüzde bin 400’lük artış göstermiştir.

Her ne kadar ülkeyi yönetenler kadına yönelik şiddet olaylarında artış olmadığını, aksine düşüş yaşandığını söylese de istatistiklere bakıldığında, Türkiye’de kadına yönelik şiddet olayları son yıllarda artış göstermiştir. 2010 yılının sadece ilk 7 ayında 226 kadın cinayete kurban gitmiştir.

Türkiye’de her gün en az beş kadın cinayeti işlenmektedir. Bunu önlemek için bugüne kadar nasıl bir tedbir alındı? Üstelik öldürülen bu kadınların bir kısmı da devlet güvencesi altındaydı. Maalesef ülkemizde kadın sığınma evi randevu evi sayısının çok altında. Ve buna rağmen tecavüz vakalarında artış oluyorsa düşünülmesi ve yapılması gereken başka çalışmalar olmalıdır.
Yukarıda ki veriler Türkiye’deki acı gerçekleri tüm çıplaklığıyla ortaya koymaktadır. Buda bize kadın sorununun erkek egemen zihniyeti yaklaşımıyla çözülemeyeceğini göstermektedir.

Birde zina olayı var ki Avrupa Birliği’ne üye ülkelerde bile zina kanunen boşanma sebebi iken, Kuran-ı Kerim “Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o şüphesiz bir hayâsızlıktır, kötü bir yoldur.” (İsra 32) diye buyurmasına rağmen, maalesef Türkiye’de zina hiçbir zaman suç olmamıştır. Sadece bir yorum olarak cezalar uygulanmış. Anayasa Mahkemesi’ne durum intikal edince de suç niteliği tamamen iptal edilmiştir.
Hukukçu bir arkadaşımın anlattığına göre; bizim gibi yazılı hukuk ile iş yapan ülkelerde bir eylemin suç sayılabilmesi için, TCK’ da belirlenmiş olan bir suç kalıbına oturması gerekirmiş. Şayet, o suç kalıbında yazılı olmayan bir suçu işlerseniz, işlediğiniz suç ne olursa olsun TCK’ ya göre suç kabul edilmezmiş.

2004 yılında çıkarılan yeni TCK’ ya zinanın suç sayıldığına dair bir madde konulsaydı bu boşluk doldurulmuş olacaktı ve zina suç sayılacaktı. Ancak bu konuda gerek iktidar partisi gerekse muhalefet partileri tarafından gerekli hassasiyet gösterilmediğinden ciddi bir girişimde bulunulmamış ve bu madde TCK’ ya konulmamıştır.

Kısacası; daha önce muallâkta olan zina durumu, yeni TCK’nin hazırlanması ile Türkiye Cumhuriyeti devleti yaslarına göre resmi ve hukuki olarak suç olmaktan çıkartılmıştır.

Şimdi, Türkiye’de toplumu kürtaja götüren bu kadar sebep varken, bu sebepleri ortadan kaldırmak için en ufak bir çaba sarf edilmezken, bunların sonucunda oluşan kürtajı yasaklamakla ne yapılmak isteniyor?. Tabir caizse, bataklığı kurutmak yerine sinek öldürülüyor. Ancak unutulmamalıdır ki bataklık kurutulmadığı sürece, o bataklık sinek üretmeye devam edecektir. Buda toplumu kanunsuz yollara sevk edecek, ehliyetsiz kişilerin eline düşürecektir ve sonuçları daha vahim olacaktır.
Kaş yapalım derken göz çıkarmayalım.

Anahtar Kelimeler: 0
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Düşüncelere Saygı (06 Eylül 2018 - Perşembe)
Dua almak,Kalbe girmek (06 Ekim 2017 - Cuma)
Kapına gelene yüzünü dönme (09 Temmuz 2017 - Pazar)
Anam (14 Mayıs 2017 - Pazar)
Etme Bulma Dünyası (19 Şubat 2017 - Pazar)
24 Kasım Şeref Günüdür (23 Kasım 2016 - Çarşamba)
Ömür Bitiyor Kendine Gel (18 Ekim 2016 - Salı)
Bu Vatan için Ölünür (20 Temmuz 2016 - Çarşamba)
Saygı Ekersen Saygı Biçersin. (17 Mart 2016 - Perşembe)
Beraber yürüyeceğiz (19 Aralık 2015 - Cumartesi)
Büyük Sanatkârın adı; ÖĞRETMEN (24 Kasım 2015 - Salı)
Temiz NİNE (09 Ekim 2015 - Cuma)
Huzuru Bulmak Elimizde (13 Ağustos 2015 - Perşembe)
Yarın ya geç olursa (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Nasıl yaşıyoruz muhasebesini yapalım (30 Temmuz 2015 - Perşembe)
Adam ile Keleği ayırt edelim (20 Temmuz 2015 - Pazartesi)
Ramazan bayramınız mübarek olsun (17 Temmuz 2015 - Cuma)
Arefe günümüz bereketli olsun (15 Temmuz 2015 - Çarşamba)
İnsan olmayan, insanlıktan bahsedemez… (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
İlle ´de odunumun parası olmamalı (08 Temmuz 2015 - Çarşamba)
Namert kapısından İzzet dilenilmez! (03 Temmuz 2015 - Cuma)
Özde ve sözde dürüst olmak (29 Haziran 2015 - Pazartesi)
Hangi yol selamet, Hangi yol felaket ! (26 Haziran 2015 - Cuma)
Ramazan ayı´na girdik neşeliyiz (18 Haziran 2015 - Perşembe)
Ara bulmak, aralara köprü kurmak (10 Haziran 2015 - Çarşamba)
Emanete ihanet edilmez (10 Haziran 2015 - Çarşamba)
Hedefsiz insan meyvesiz ağaç gibidir (08 Haziran 2015 - Pazartesi)
Bu ev’in sahibi kim ? (27 Mayıs 2015 - Çarşamba)
Emaneti emin ellere teslim etmek gerekir (26 Mayıs 2015 - Salı)
Hayat deflerini nasıl dolduruyoruz? (25 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Sır verdiğin insana dikkat edeceksin (16 Mayıs 2015 - Cumartesi)
Yalvaralım Ama Çok Yalvaralım (01 Mayıs 2015 - Cuma)
Kardeş gibi kardeşçe yaşayalım. (29 Nisan 2015 - Çarşamba)
Başarmak kendi elimizde (21 Nisan 2015 - Salı)
Bugün Üç Aylar Başladı (20 Nisan 2015 - Pazartesi)
Aksaray Kültür’ü için her şey güzeldi (16 Nisan 2015 - Perşembe)
Kurt izi mi, Ayı izi mi ? (13 Nisan 2015 - Pazartesi)
Polisimiz güvenilecek bir limandır (10 Nisan 2015 - Cuma)
Haset büyük bir fitnedir (09 Nisan 2015 - Perşembe)
Tabanı bozuk olanın tavanıda bozuk olur (30 Mart 2015 - Pazartesi)
Vatan ve Bayrak Mücadelemizin 100.yılı (18 Mart 2015 - Çarşamba)
Eyvah demeyelim o gün (06 Mart 2015 - Cuma)
Söz insanın namusudur (01 Mart 2015 - Pazar)
Sosyal değişimler gerçekleşiyor (16 Şubat 2015 - Pazartesi)
Bizi uzaydan mı gelip bozuyorlar? (14 Şubat 2015 - Cumartesi)
Kaliteli insan olalım (11 Şubat 2015 - Çarşamba)
Bozuk para beni yordu (04 Şubat 2015 - Çarşamba)
En güzel Aksaray yeşil Aksaray (01 Şubat 2015 - Pazar)
Mücadelenin sonucu başarıdır (26 Ocak 2015 - Pazartesi)
Çocuklar yalana alıştırılıyor (17 Ocak 2015 - Cumartesi)
Yorulan bir toplum olduk (13 Ocak 2015 - Salı)
Niçin ? Niçin? Niçin? (10 Ocak 2015 - Cumartesi)
Geldiğimiz yere dönmek zorundayız (05 Ocak 2015 - Pazartesi)
Sevginin Adıdır Baba (01 Ocak 2015 - Perşembe)
Evlilikte iletişim şarttır. (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Adalet timsali olacağız inşallah (24 Aralık 2014 - Çarşamba)
Elektrik ver çevreni mutlu et (23 Aralık 2014 - Salı)
Dürüst görünüyorsan,dürüst olacaksın (20 Aralık 2014 - Cumartesi)
Beşikle mezar arasına güzellikler ekelim (20 Aralık 2014 - Cumartesi)
Görgü Kuralları diye bir şey vardır (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Keşke o anne iyi eğitilseydi. (15 Aralık 2014 - Pazartesi)
Kazancımıza çok dikkat etmeliyiz (13 Aralık 2014 - Cumartesi)
Ser verilir sır verilmez (11 Aralık 2014 - Perşembe)
Kötü zan ahlaksızlıktır (09 Aralık 2014 - Salı)
Uyumadan önce kendimizi muhasebe edelim (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
Vay sırtım vay (06 Aralık 2014 - Cumartesi)
`Günebakan` Meyvesini Vermeye Başladı (04 Aralık 2014 - Perşembe)
Vay kuzu gibi görünen kurtlar vay (02 Aralık 2014 - Salı)
Bize ne oldu` (28 Kasım 2014 - Cuma)
Öğretmenim arz ederim (24 Kasım 2014 - Pazartesi)
Dedikodu yapmak bizim işimiz olmamalı (20 Kasım 2014 - Perşembe)
Temel çok önemli (15 Kasım 2014 - Cumartesi)
Sağol Başkanım (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Kaynaşma zamanı geldi (22 Temmuz 2014 - Salı)
İyi bir Anne,yüz öğretmene bedel (06 Mart 2014 - Perşembe)
Verdiğimiz sözlere sadık kalalım (07 Şubat 2014 - Cuma)
Edep ya huu (19 Kasım 2013 - Salı)
İkazcı olabilsek ah (07 Kasım 2013 - Perşembe)
Dikkat Okullar Açıldı (17 Eylül 2013 - Salı)
Kötü Ahlak İyi İnsanda Olmaz (03 Eylül 2013 - Salı)
Azrail İle Pazarlığımız mı Var ` (22 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Dinlenirken Yoruluyoruz (01 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Helal ve Dürüst Kazanç (28 Nisan 2013 - Pazar)
Ya Yarın Geç Olursa (20 Mart 2013 - Çarşamba)
Önce Tespit Sonra Tedavi (13 Şubat 2013 - Çarşamba)
Adalet (20 Ocak 2013 - Pazar)
Düşünce Kirliliği (10 Aralık 2012 - Pazartesi)
Bize Ne Oldu (04 Aralık 2012 - Salı)
Büyük Makam Dürüstlük Makamı (20 Kasım 2012 - Salı)
Başarının Üç Temel Taşı (28 Mayıs 2012 - Pazartesi)
Çok Keşkeler Var (07 Mayıs 2012 - Pazartesi)
Ah Gençlik Ah (16 Ocak 2011 - Pazar)
Temel Sağlam Olacak (13 Ocak 2011 - Perşembe)
Ecdat Güzel Şeyler Yapmış (07 Ocak 2011 - Cuma)
İnsanlık İcabı (31 Aralık 2010 - Cuma)
Sayfa:
Aksaray Hava Durumu
Bugün
Güneşli
27°
10°
Pazartesi
Güneşli
28°
Salı
Güneşli
28°
12°
Çarşamba
Parçalı bulutlu
18°
11°
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Oğlum ! İlimsiz ibadetin tadı olmaz. Tek kanatlı kuş uçmaz. İnsanların dünyaya dalıp, istikbal sevdasına düştükleri şu günde, Mevlâ´nın ilmini okuyacağız. O, insana iki cihanda izzet ve şeref veren âli (yüksek) bir iştir.

Süleyman Hilmi Tunahan
-Her 4 Amerikalıdan biri mutlaka televizyonda görünüyor. (Sokakta her 4 kişiden 1 imza dağıtıyormuş düşünsenize) -Uyurken televizyon seyrederken yaktığımızdan daha fazla kalori yakıyoruz. (Demekli televizyonla uyutuluyoruz) -Bir karıncanın koku alma yet

İlginç Bilgiler 5
Dolma iç için kullanacağınız pirincinizi mutlaka ılık suda bekletip yumuşatın ve nişastasından arındırmak için birkaç defa sudan geçirin. Böylece içinin sert kalmasını önlersiniz. Dolmamızın daha lezzetli olması için sızma zeytinyağı kullanın.

Dolma - Sarma Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları