Başkalarının acısına bakmak
Başkalarının acısına bakmak
Tarih: 8.8.2018 16:17:55 / 4029okunma / 0yorum
Dr.İbrahim KUTLU

 Günümüzde zirveye çıkan sosyal medya, acısıyla tatlısıyla birçok görüntüyü önümüze sermektedir. Şaşalı yemek masalarını, sazlı sözlü düğün görüntülerini, hastane acil servisine kaldırılan hastaları, savaşta acımasızca öldürülen çocukları, trafik kazasında ölen insanları sel felaketinde boğulan insanların feryadını ya da çaresiz kalıpta intihar etmek isteyen insanların boğazın serin sularına atlayışlarını hiçbir şey olmamış gibi seyrediyoruz. Yani başkalarının acılarına bakıyoruz. Nasıl bir duygu acaba başkalarının acısına bakmak!

  Güney Afrikalı fotoğrafçı Kevin Carter da 1994´te çektiği bir fotoğrafla tüm dünyayı şok etmişti. Çatlak toprağa kapaklanmış, neredeyse iskelet halinde Sudanlı bir kız çocuğu ile az ötesinde onun ölümünü bekleyen bir akbabanın olduğu, basit ama sarsıcı bir fotoğraftı.  Carter bu fotoğrafıyla Pulitzer adı verilen etkileyici fotoğraf ödülünü kazandı.

Carter bu fotoğraftan sonra Sudanlı kıza yardım etmediği için ağır eleştirilere maruz kalmıştır ve muhtemelen bu yüzden girdiği ağır depresyonu atlatamayarak intihar etmiştir. Carter´ın o efsanevi kareyi yakalaması sayesinde şok olan dünya devletleri ise Sudan´a ve açlıkla boğuşan diğer Afrika ülkelerine büyük ölçekli yardımlar yaptı. Ama sonra her şey eski haline döndü ve akbabalar küçücük çocukların ölümlerini beklemeye devam etmektedir.

Günümüzde birçok savaş karşıtı eylemde kullanılan meşhur bir fotoğraf var. ABD´li Eddie Adams´ın 1968´de çektiği bu fotoğrafı çoğunuz görmüşsünüzdür: Vietnamlı polis şefi Nguyen Ngoc Loan, Vietkonglu esirini kafasından vurmak üzere tabancasını çekmiştir. Elleri arkasından bağlı esirin yüzündeki acı ve umutsuzluk ifadesi unutulacak gibi değildir.
Adamsda belleklere kazınan bu fotoğrafıyla mesleğinin en prestijli ödüllerinden Pulitzer´i kazanmıştır. Ancak insanlığa savaşın acımasızlığını en yalın haliyle gösteren bu fotoğrafına hiçbir sergisinde yer vermemiştir.


Geçmiş yıllarda dünya gündemine damga vuran bir başka fotoğraf da en az Adams ve Carter´ınki kadar sarsıcıydı. Kiraladıkları eski bir botla Yunanistan´a geçmek isteyen Suriyeli aile, botun su almasıyla birlikte paniğe kapılınca karanlık sulara gömüldü. Üç kişinin hayatını yitirdiği kazanın sabahında, ailenin en küçük ferdi olan üç yaşındaki Aylan Kurdi´nin cansız bedeni Bodrum sahillerinde bulundu. Minik Aylan´ın denizle kumsalın buluştuğu çizgide yüzükoyun yatması, kolları yan tarafında, üstünde beline kadar sıyrılmış kırmızı bir tişörtle sanki tatlı tatlı uyuyormuş da annesi uyandırmaya geldiğinde kalkmamak için nazlanacakmış gibi duran görüntüsü, hepimizin karnına bir yumruk indirdi. Avrupa Birliği mülteci politikalarını yeniden gözden geçireceğini duyurdu, birçok Avrupa ülkesi -sınırlı sayıda da olsa- mültecilere kapılarını açacağını ilan etti. Fakat Aylan´ın yürek burkan fotoğrafının yarattığı depremin etkisi uzun sürmedi. Suriyeli mülteciler yine Avrupa devletlerinin sınırlarında sefalet içinde beklemeye devam ettiler. Kaçak girişleri önlemek için sınır boylarına duvarlar örüldü, dikenli teller çekildi. Göçmenlere çelmeler takıldı.
Buraya kadar bahsettiklerim gibi binlerce örnek daha var. Hepsi de aynı şeyi, fotoğrafın ve sosyal medyanın benzersiz gücünü ve onun karşısındaki insanlığın günden güne hissizleşmesini işaret ediyor.

28 Aralık 2004´te ölen, ABD´nin zihin açıcı entelektüellerinden Susan Sontag´ın etkileyici kitabı Başkalarının acısına bakmak tam olarak bu meselenin üzerine eğiliyor. Sarsıcı fotoğrafların işlevi nedir, insanları nasıl etkiler ya da etkilemez, bu fotoğraflar gerçekten ulvi bir amaca mı hizmet ediyor gibi soruların peşine düşen Sontag, kitabında anlattıklarıyla fotoğraf, sosyal medya ve insan etkileşimine dair kusursuz bir tasavvur koyuyor önümüze.
Sontag´a göre fotoğraf ve sosyal medya bombardımanı altında olduğumuz çağımızda. Sontag, fotoğrafın iki önemli etkisine vurgu yapıyor kitabında. İlki, yazının girişindeki örneklerin de vurguladığı üzere, uyarıcı etkidir. Dünya üzerindeki birçok savaş, katliam, felaket ancak fotoğraflandığında dikkat çekebilmiştir. Buna örnek olarak Bosna´yı gösterir Sontag. Aylar süren akıl almaz vahşet, ancak fotoğrafçılar orada yaşananları dünyanın geri kalanının konforlu salonlarına soktuğunda fark edilmiştir.

İkinci büyük etki ise hissizleştirmedir. Gösteri çağında biteviye görüntü bombardımanına maruz kalan birey, bir süre sonra körleşir. Savaşları televizyon/bilgisayar ekranından izleyen, felaketleri gazete sayfalarından ´takip eden´ ve yararsız tepkiler veren birine dönüşür. Bazı durumlarda fotoğraf ne kadar güçlü olursa olsun ideolojik bakışı aşamaz. İnsanların ima ettikleri şeylerle çelişen görüntüleri ´tasarlanmış´ veya ´sahte´ olmakla suçlamaları çok sık rastlanan bir durumdur. Hatta bununla yetinmeyip daha ileri giden, o görüntüleri elde edebilmek uğruna karşı tarafın ´kendi kendini katlettiğini´ iddia edenler bile çıkmıştır. İspanya´da Franco´nun propaganda şefi, Bask bölgesindeki katliamları ´kanalizasyonlara yerleştirdikleri patlayıcılarla Basklıların kendi kendilerini havaya uçurduğu´ şeklinde açıklamıştır. Aynı şekilde Sırplar da Boşnaklara yönelik acımasız katliamlarından bir kısmını ´dünya medyasına fotoğraf vererek kendilerini acındırmak isteyen Boşnakların bir oyunu´ olarak nitelendirmiştir.

Görüntünün hissizleştirme etkisinin tam aksi istikamette vuku bulduğu da oluyor. Sontag´ın buna gösterdiği örneklerden biri de Hz. Hüseyin´in ihanete uğrayıp şehit edildiği Kerbela vakası. İranlılar daha önce çeşitli temsillerde defalarca izlemiş olmalarına, Hz. Hüseyin´in şehit edileceğini bilmelerine rağmen o sahneyi her gördüklerinde hüngür hüngür ağlıyorlar. "Çünkü" diyor Sontag bu durumu açıklarken, "İnsanlar ağlamak isterler ve bir anlatı biçimindeki keder, üzerinden zaman geçse de kolay kolay eskimez."

Anahtar Kelimeler: Başkalarının, acısına, bakmak
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Dalgının baktığı yer (19 Ağustos 2018 - Pazar)
Sosyal medya “Sahte Mutluluklar” (28 Temmuz 2018 - Cumartesi)
Dostluk Üzerine.. (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Siyaset Üzerine (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Bayramlar ve Kaybolan Değerlerimiz (15 Haziran 2018 - Cuma)
Geçmişle övünmek! (22 Mayıs 2018 - Salı)
Milli duruş (08 Mayıs 2018 - Salı)
Camideki Rektör: Erol Güngör (28 Nisan 2018 - Cumartesi)
Ahlakı Değerleri Öldüren Sermaye (19 Nisan 2018 - Perşembe)
Toplumsal güven krizi (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
Sosyal Dokunun Bozulması (30 Mart 2018 - Cuma)
Değişen Dünyada Din Anlayışı (22 Mart 2018 - Perşembe)
Ahde vefa (02 Mart 2018 - Cuma)
Ecdadın Ümmet Anlayışı (22 Şubat 2018 - Perşembe)
Hoşgörü Yada Hoşgörüsüzlük (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Din ve Kültür ilişkisi (29 Ocak 2018 - Pazartesi)
NEDEN OKUMUYORUZ (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Günümüzde Deizm ve Müslümanlar (08 Ocak 2018 - Pazartesi)
Uçurumun Kenarı (20 Aralık 2017 - Çarşamba)
Geyik Muhabbeti (06 Aralık 2017 - Çarşamba)
Mustafa Sabri Efendi (21 Kasım 2017 - Salı)
Medeniyetten Yoksun Şehirler (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
Çağımızın sorunu Liyakatsizlik (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Modernizmin Topluma Etkileri (21 Ekim 2017 - Cumartesi)
Şahsiyet ve Kendine Dönmek (02 Ekim 2017 - Pazartesi)
Çağımızın Sorunu Samimiyetsizlik (19 Eylül 2017 - Salı)
Öze Dönüş (15 Eylül 2017 - Cuma)
Tarih tekerrür eder mi? (11 Eylül 2017 - Pazartesi)
Eskilde Sosyal Barış (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Bilinçli bir toplum olmak (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Sayfa:
Aksaray Hava Durumu
Bugün
Güneşli
28°
11°
Salı
Güneşli
30°
16°
Çarşamba
Güneşli
31°
17°
Perşembe
Güneşli
31°
17°
E-Gazete 1
Son Sayı
Önceki Sayılar
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
İnsan gibi ilmin de anâsır-ı erbaası (dört unsuru) vardır. Ağızdan öğrenmek ve anlatmak, gözüyle görmek, kulağıyla işitmek, eliyle yazmak. Bununla beraber, kalbiyle de feyz-i ilâhiyi çekecek.

Süleyman Hilmi Tunahan
-Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar. -Kadınlar erkeklere oranla 2 kat fazla göz kırpar.(Çok yalan söyledikleri için olmasın) -İnsan vücudundaki en güçlü kas dildir. -Gözleri açık tutarak hapşırmak imkansızdır. (Bir rivayete görede gözleri açık hapşırı

İlginç Bilgiler 2
Yufka ile yapılan böreklerde tepsiye yaydığınız yufkaların üzerine eritilmiş margarin ve sütten oluşmuş karışımı dökerseniz böreklerinize ayrı bir lezzet katarsınız. Yufka ile yaptığınız böreklerin üstüne, böreği fırına vermeden önce bir yumurtayı, bir ş

Börek Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları